← Story Library

Güzelköy’de Tutkunun Ateşi

Güzelköy’de Tutkunun Ateşi

Bölüm 1: Şahin’in Bakışları

Güzelköy’ün tozlu yollarında yürürken, güneş tenimi yakıyordu. Adım Münire, bu köyün en cesur kadınıyım; ne bir erkeğin gölgesine sığınırım ne de dilimi tutarım. O gün, Şahin’in köy evinin önünden geçerken gözlerim onunla çarpıştı. Şahin, uzun boylu, geniş omuzlu, bakışlarıyla insanı delip geçen bir adam. Bana doğru sinsi bir gülümsemeyle yaklaştı, elinde bir bardak soğuk ayran.

‘Münire, bu sıcakta kavruluyorsun, gel bi serinle,’ dedi, sesi kalın ve davetkâr. Bardağı uzatırken parmakları bileklerime değdi, içimde bir kıvılcım çaktı.

‘Şahin, senin serinliğin başa bela olur, bilmez miyim?’ dedim, gülerek. Ama gözlerimi ondan alamıyordum. Üzerindeki ince gömlek, terden yapışmış, kaslı bedenini gözler önüne seriyordu. İçimde bir ateş yanıyordu, ama belli etmedim.

‘Bela mı? Ben sana cenneti sunarım, yeter ki kapıyı arala,’ diye sırıttı. Bu adamın her kelimesi bir meydan okumaydı ve ben meydan okumalara bayılırdım.

‘Cennet dedin de, cehennemin dibine kadar yol var mı bakalım?’ diye lafı yapıştırdım. Bir an durdu, sonra kahkahayı bastı. ‘Münire, senin dilin kılıç gibi keser, ama ben o yaraları sarmayı iyi bilirim,’ dedi, gözleri karanlık bir vaatle parıldayarak.

Beni içeri davet etti, köy evinin serin taş duvarları arasında bir anda yalnız kaldık. Kapıyı kapatırken, ‘Kaçacak yerin yok şimdi,’ diye fısıldadı. Ben de gözlerimi kısarak, ‘Kaçmak mı? Ben buraya savaşmaya geldim,’ dedim. Yaklaştı, nefesi yüzümde sıcak bir rüzgâr gibiydi. Elini belime koydu, sert ve kararlı. ‘Savaş mı istiyorsun? O zaman hazır ol, çünkü bu ateş ikimizi de yakacak,’ dedi.

Kalp atışlarım hızlandı, tenim terlemeye başladı. Şahin’in elleri bedenimde gezinirken, ‘Bu kadar mı cesursun?’ diye alay ettim. Bana daha sıkı sarıldı, ‘Cesaretimi test etme, Münire, yoksa bu evin duvarları çığlıklarınla yankılanır,’ diye karşılık verdi. İçimde bir arzu dalgası yükseldi, ıslaklık bacaklarımın arasında hissediliyordu. Onun sertliğini pantolonunun üzerinden hissettim, ve o an anladım ki bu savaşın kazananı olmayacaktı – sadece tutkuyla yanıp kavrulacaktık.

Şahin’in dudakları boynuma indi, ben de ellerimi saçlarına geçirdim. ‘Hadi bakalım, Şahin, göster kendini,’ diye fısıldadım, sesim meydan okuyan bir tonda. O an, ikimiz de kontrolü kaybetmek üzereydik, ve bu sadece başlangıçtı.

Want to know how it ends?

This is just the opening chapter. Continue the saga — or write a steamy tale starring you.