Bölüm 1: Tutkunun İlk Kıvılcımı
Roda, mutfak penceresinden dışarıyı izlerken içindeki huzursuzluğu bastıramıyordu. Kocası yine iş seyahatindeydi ve Roda’nın canı sıkılıyordu. Ama bu sıradan bir can sıkıntısı değildi; içinde bastırılmış bir arzu, bir ateş yanıyordu. Komşuları – dört yakışıklı, kendine güvenen adam – bahçede bir şeyler tamir ediyordu. Roda’nın gözleri, onların kaslı kollarına, terden parlayan göğüslerine kaydı. 'Roda, kendine gel,' diye mırıldandı kendi kendine, ama içindeki ses daha baskındı: 'Neden olmasın?'
Kapı çaldığında Roda’nın kalbi hızlandı. Kapıyı açtığında karşısında duran Mert’ti; uzun boylu, esmer, çapkın bir gülümsemeyle bakan komşusu. 'Roda, bir kahve molası verebilir miyiz? Bahçede işimiz bitti, ama sanırım biraz serinlemeye ihtiyacımız var,' dedi Mert, sesinde alaycı bir tonla. Roda, kaşını kaldırarak gülümsedi. 'Serinlemek mi? Bana daha çok ısınmaya gelmişsiniz gibi görünüyor,' diye karşılık verdi. Mert kahkaha attı. 'Roda, senin bu keskin dilin hepimizi yakacak bir gün.'
İçeri girdiklerinde diğer üç komşu – Can, Emre ve Kaan – de salona doluştu. Roda, onların bakışlarını üzerinde hissedebiliyordu; aç, merak dolu bakışlar. 'Eee, beyler, kahve mi istiyorsunuz, yoksa başka bir şey mi?' diye sordu Roda, sesinde meydan okuyan bir tonla. Can, öne eğilip sırıtarak, 'Roda, kahve bahaneydi. Asıl senin bu ateşli enerjini görmek istedik,' dedi. Roda, ellerini kalçasına koyarak güldü. 'Ateşli mi? Göreceğiz bakalım, bu ateşi söndürebilecek misiniz.'
Hava elektriklenmişti. Roda, koltuğa oturdu ve bacak bacak üstüne attı, eteği hafifçe sıyrılarak bacaklarını ortaya çıkardı. Emre, gözlerini kaçırmadan, 'Roda, bu kadar çekici olmak zorunda mısın? Bizi zor duruma sokuyorsun,' dedi. Roda, alaycı bir şekilde başını yana eğdi. 'Zor durum mu? Bence siz zaten yeterince sert duruyorsunuz,' diye cevap verdi, gözleri onların pantolonlarının önüne kayarak. Kaan, kahkahayı bastı. 'Roda, seninle başa çıkmak imkânsız. Ama denemeye değer.'
Roda’nın içi yanıyordu. Bu söz düellosu onu daha da azdırmıştı. Mert, yavaşça yanına yaklaştı ve kulağına fısıldadı, 'Roda, bu oyunu daha ne kadar sürdüreceksin? Belli ki hepimiz aynı şeyi istiyoruz.' Roda, onun nefesini boynunda hissedince titredi, ama kontrolü elden bırakmadı. 'Mert, sabırsız mısın? O zaman göster bakalım, ne kadar istiyorsun,' dedi ve gözlerini onun gözlerine dikti. Mert’in eli, Roda’nın bacağına kaydı, parmakları teninde yavaşça dolaşırken Roda’nın nefesi hızlandı. İçindeki arzu artık kontrol edilemez bir hale gelmişti. Diğerleri de yaklaştı, hava giderek ısındı. Roda, kendini bu yasak oyunun içinde bulurken, kalbi deli gibi çarpıyordu. Bu sadece başlangıçtı ve Roda, bu ateşin onları nereye götüreceğini çok iyi biliyordu.
Want to know how it ends?
This is just the opening chapter. Continue the saga — or write a steamy tale starring you.