← Story Library

Türbanlı Pervin'in Ateşli Sırrı

Türbanlı Pervin'in Ateşli Sırrı

Chapter 1: Gizli Arzuların Keşfi

Helin, öğretmeninin evine ders çalışmak için adım attığında, havada bir gerginlik sezmişti. Türbanlı, genç bir liseli olarak, masumiyetinin ardında bastırılmış bir merak taşıyordu. Kapıyı çaldığında, içeriden gelen hafif inlemeler ve kahkahalar onu şaşırttı. Kapı aralandığında, öğretmeni Ahmet’in karısı Pervin’in baştan çıkarıcı bir gülümsemeyle onu içeri davet ettiğini gördü.

'Hoş geldin, tatlım,' dedi Pervin, sesi baldan tatlı, gözleri ise avını süzüyormuş gibi keskin. Türbanının altından sızan birkaç tel saç, yüzüne vahşi bir çekicilik katıyordu. 'Ahmet biraz meşgul, ama ben sana yardımcı olabilirim… ya da belki başka bir şeyler öğretebilirim.'

Helin, utangaç bir şekilde gülümsedi, ama içindeki merak onu ele geçirmişti. 'Teşekkür ederim, Pervin abla. Ben sadece ders için…' Sözleri yarım kaldı çünkü salondan gelen bir ses, dikkatini çekti. Sessizce koridora ilerledi ve kapısı aralık bir odadan içeri baktı. Gördükleri, kalbini deli gibi çarptırdı.

Pervin, kocasının sünnetsiz, damarlı aletini ağzına almış, sünnet derisini yalayıp hafifçe ısırıyordu. Ahmet’in inlemeleri odayı doldururken, yanlarında duran Jale, Pervin’in en yakın arkadaşı, kıkırdayarak, 'Hadi, Pervin, bu canavarı bana bırak. Götüm yanıyor, biraz ilgi bekliyor,' dedi. Pervin, aleti ağzından çıkarırken dudaklarını yaladı ve alaycı bir tonla, 'Sabırsız mısın, Jale? Ahmet’in bu sert yarağına dayanamıyorsun, değil mi?'

Jale, gözlerini devirerek, 'Dayanmak mı? Kızım, ben bunu içimde hissetmek için ölüyorum. Hadi, Ahmet, göster şu kıza ne kadar sert olduğunu,' diye meydan okudu. Ahmet, gülerek Jale’yi domalttı ve yavaşça arkasına geçti. 'Peki, madem bu kadar istiyorsun, al bakalım,' diyerek aletini Jale’nin dar deliğine bastırdı. Jale’nin inlemeleri odayı doldururken, Pervin bir yandan kocasını izliyor, bir yandan da parmaklarıyla kendini tatmin ediyordu.

Helin, kapının ardında donup kalmıştı. Kalbi göğsünden fırlayacak gibi atıyor, bacaklarının arasında bir ıslaklık hissediyordu. Bu sahne, içinde bastırdığı tüm arzuları uyandırmıştı. Pervin’in keskin bakışları birden kapıya döndü ve Helin’i fark etti. 'Ne duruyorsun, tatlım? Gel, izlemektense katılmak daha eğlenceli,' dedi, sesinde şeytani bir davetkarlık vardı.

Helin, tereddütle de olsa içeri adım attı. 'Ben… ben sadece…' diye kekeledi, ama Pervin onun sözünü kesti. 'Sadece azdın, değil mi? Biliyorum, o masum türbanın altında ne kadar yaramaz bir kız saklı. Hadi, çıkar şu külodu, bize katıl.'

Helin’in elleri titreyerek eteğini kaldırdı ve külodunu yavaşça aşağı indirdi. İçindeki ateş, artık kontrol edilemez bir hal almıştı. Pervin, ona yaklaşırken, 'Bakalım, bu daracık beden ne kadar dayanacak,' diye fısıldadı. Ahmet ve Jale’nin inlemeleri artarken, Helin’in nefesi hızlandı. O an, odadaki herkesin arzuları birleşmek üzereydi ve bu gece, unutulmaz bir patlamayla sonuçlanacaktı…

Want to know how it ends?

This is just the opening chapter. Continue the saga — or write a steamy tale starring you.